AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bir yıl içinde nice badireyi aştığımız gibi bu alçakça ve haince sabotajları da inşallah hep birlikte aşacağız" dedi.

TBMM Grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, 15 Ocak 2013'te  yapılan grup toplantısında, çözüm sürecinin başladığını ve umutla geleceğe doğru yürüdüğünü ilan ettiğini, geçen yılın ilk baharını büyük coşku, heyecan ve umutlu karşıladıklarını ve baharın kalıcı olması dileğinde bulunduğunu hatırlattı. "Allah'a hamd olsun,  tüm provokasyonlara, sabotaj girişimlerine rağmen bir yıl boyunca süreci hem muhafaza ettik hem de ilerledik" diyen Erdoğan, 17 Aralık komplosunun bu baharı kışa çevirme amacı taşıdığını söyledi.

Erdoğan, "Bir yıl içinde nice badireyi aştığımız gibi  bu alçakça ve haince sabotajları da inşallah hep birlikte aşacağız" dedi. 

30 Mart'ta yapılacak yerel seçimlere işaret eden Erdoğan, "Şurada 30 Mart'a 2,5 ay bile kalmadı. Öyleyse, çok yoğun çalışmayla kapı kapı dolaşarak gerek ana kadememiz, gerek kadın kollarımız, gerek gençlik teşkilatımız bütün yaptıklarımızı halkımıza anlatacağız. 30 Mart, sandıkların adeta AK Parti ile aydınlandığı gün olacaktır. Hiç endişeniz olmasın. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir. Bu millet binlerce yıla sari tarih ve medeniyet birikimi olan bir millettir. Tarihte biz nice hainler gördük, nice ajanlara, nice casuslara, nice gayri milli saldırılara şahit olduk. Bu aziz millet duasıyla, gayretiyle, sarsılmaz imanıyla, özellikle de kardeşlik ve dayanışmasıyla tüm o saldırıları aşmış ve bugünlere ulaşmıştır. Hani Akif diyor ya 'Allah’a dayan sa’ye sarıl hikmete ram ol / Yol varsa budur bilmiyorum başka çıkar yol.' Asla umutsuz olmayacağız, asla ve asla moralsiz olmayacağız. Kurulan tuzaklara aldanıp umudumuzu,  heyecanımızı, coşkumuzu asla yitirmeyeceğiz. Bakın meydanlarda da bu kürsüde de defalarca ifade ettim;  Allah bes, baki heves... Allah bize yeter, gerisi boş hevestir" diye konuştu. 

 Pakistan sokaklarında, Pencap ve Lahor'da, Devlet Başkanı ile giderken arabayı durdurup indiklerini ve  vatandaşların arasına karıştıklarını,  ağlayanlar ve coşkulu olanları gördüklerini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şimdi bunu görünce evelallah bu hareket yoluna dimdik devam edecek, hiç endişeniz olmasın. Orada bize hayır duaları eden kardeşlerimizi gördükçe, bizim coşkumuz arttı. Biz enerjimizi işte oralardan alıyoruz. Biz enerjiyi örgütlerden, lobilerden, sermayeden,  belli bazı medya gruplarından almıyoruz. Malezya sokaklarında bize hayır duaları eden kardeşlerimizi gördük. Üniversitelerdeki o genç kız ve yavrularımızı gördük. Gazze'de, Kahire'de, Şam'da, Halep'te, Saraybosna'da, daha nice dost ve kardeş ülkede  bizim için hayır dualarının yapıldığını duyduk. Ankara'da akşam saatlerinde eksi 6 derecede bizi bağırlarına basan kardeşlerimizi gördük. İstanbul'da havalimanında o tarihi kalabalığı, o tarihi manzarayı gördük. Biz yalnız değiliz, sizler yalnız değilsiniz. Hiç endişe etmeyin. Cesaretinizi asla yitirmeyeceksiniz.

Aramızdan bazıları ihanet etse de aramızdan bazıları emanete hıyanetlik etseler de siz kalbinize umutsuzluğun zehrini yaklaştırmayacaksınız, hüzünlenmeyecek, yeise kapılmayacak, Allah'ın ve milletin bizimle olduğu şuurunu bir an olsun unutmayacaksınız. Ülkeye ve millete hizmetkar olmanın  elbette bir bedeli var. Gerekirse bu bedeli ödemekten hiçbir zaman kaçınmayacaksınız, kaçınmayacağız. AK Parti ahlaklı, ilkeli davranmayı siyasetin yegane limanı olarak görür. Bundan bir nebze olsun şaşmayacaksınız. Milletim müsterih olsun, milletim bize güvensin. Bu iktidar yetimin hakkını yedirmedi, yedirmeyecek."

"Yolsuzlukların iktidarı olsaydı..."

Erdoğan, yolsuzluk iddialarına  karşılık, "Eğer bu iktidar yolsuzlukların iktidarı olsaydı, bizden öncekiler gibi, eğitimde bu atılan adımlar atılmış olabilir miydi? Bu ülkenin bütün illerinde üniversiteler kurulabilir miydi? Bu ülkede, Cumhuriyet tarihindeki öğretmen sayısının yüzde 50 fazlası öğretmen istihdam edilebilir miydi ve  üniversitelerimizde isteyen tüm öğrencilere burs ve kredi verebilecek hale gelebilir miydi? İlk, orta tüm buralardaki kızlarımıza, erkek yavrularımıza burs verir hale gelebilir miydik? Bütün öğrencilerin kitaplarını ücretsiz verebilir miydik? Şu anda devlet hastanesi olmayan ilimiz yok, artık ilçelerimize de yapar hale geldik, şimdi şehir hastanelerine başladık. İstediği hastaneye benim vatandaşım artık gidebiliyor, istediği yerden sağlık hizmetini alabiliyor. Modern ülkenin hizmetlerini ayağına getiren iktidar var" dedi.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ey Genel Müdür, senin döneminde bu ülkede bırakın hastane bulmak, ilaç bulunmuyordu, bunları yaşadık biz. Bu iktidar yolsuzluğa bulaşmış olsaydı, Cumhuriyet tarihinde 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapılmış, biz son 10 yılda 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. İstanbul Boğazı'nın altından 153 yıllık rüyayı gerçekleştiren Marmaray'ı inşa eden  bu güç oldu. Eğer yolsuzlukların iktidarı olsaydık, bunlar yapılabilir miydi? Şimdi üçüncü köprü yapılıyor. Öbür taraftan yine şimdi denizin altında 2015'te bitecek şekilde, otomobillerin geçeceği tünel yapılıyor. Bunlar nasıl yapılıyor? Bunlar yolsuzlukların iktidarının yapacağı iş değil. Enerjide bir devrim yaşıyor bu ülke."

"Kümes gibi yerlerde..."

Adalet, Emniyet ve bütün her şeyiyle kurumsal yapının farklı hale geldiğini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kümes gibi yerlerde hükmeden hakim ve savcı varken, biz o merdiven arasından çıkardık, getirdik İstanbul Çağlayan'da o dev adalet sarayını yaptık. Anadolu yakasında da aynı şekilde adalet sarayını yaptık. İnsan şöyle bir baktığında, durduğunda 'Bu sarayları yapıp bize  teslim edenler nasıl yolsuzluk şebekesi olur' diye düşünmez mi? Bunlar durup dururken olmadı. Bakın şu anda İstanbul- İzmir arası otoyol yapılıyor, dünyanın en uzun asma köprüsü İzmit Körfezi'nde inşa ediliyor, yol 5 ayrı firma tarafından inşası devam ediyor. Bütün bunlar sağlıklı bir yönetimin, idarenin ortaya koyduğu şeylerdir. Bunları görmeden, bilmeden veya inadına bu iktidara yolsuzluk yakıştırması yapmak, kusura bakmasınlar ancak olsa olsa ihanetle özdeş olabilir. Ben dürüstlerini tenzih ediyorum, artniyetliler için konuşuyorum. Bu iktidar yolsuzluklara bulaşmış olanlara bunun hesabını sordu, sormaya da devam edecek. Bu iktidar milletin iktidarıdır, öyle kalmaya devam edecektir. Bu günler sabırla, metanetle, tahammülle, gayretle, çabayla, çalışmayla geçecek. Asla vazgeçmeyeceğiz. 2,5 ay durmadan gece gündüz çalışmamız lazım. Gençler hiç durmayacağız, daha fazla çalışacağız, daha fazla gayret göstereceğiz. Allah'ın izniyle belediyelerde gümbür gümbür değişimi dönüşümü Türkiye yakalayacak. 30 Mart 2014, bunun ispatı olacaktır. Milletimiz kararını en güzel şekilde verecek. Türkiye'yi büyütmeye, bu milletin  gururuna gurur katmaya devam edeceğiz. Rabbim  yar ve yardımcımız olsun."

       
 

ÖNEMLİ LİNKLER