Demokrasi işledikçe Türkiye büyüyecek

Erdoğan, 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'nın, TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde Hükümet adına eleştirilere yanıt verdi.AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Demokrasi kurallarıyla işledikçe, milli irade tüm süreçlere egemen oldukça, Türkiye önüne koyduğu her hedefe kolaylıkla ulaşacak, hedeflerini aşacak ve aynı şekilde büyümeyi sürdürecektir" dedi.

Başbakan Erdoğan, Genel Kurul'daki bütçe müzakerelerinin, her boyutuyla yapıcı olmasını, karşılıklı saygı, hoşgörü ve nezaket çerçevesinde ilerlemesini temenni etti.

Bugün açıklanan 2013 yılı üçüncü çeyrek büyüme rakamlarının da ülkeye ve millete hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekte, beklenilen üstünde yüzde 4,4 oranında büyüdüğüne işaret etti. İlk üç çeyrek büyüme ortalamasının yüzde 4 olduğunu anımsatan Erdoğan, "Geriye dönük dört çeyreğe bakıldığında Türkiye'nin milli geliri de 822 milyar dolara ulaştı. Dünyada durgunluk devam ederken, büyüme oranları son derece düşük seyrederken, Türkiye ekonomisinin bu kadar yüksek büyüme performansı göstermesi, hiç kuşkusuz milletimiz adına son derece sevindirici bir gelişme. Bu güzel neticenin elde edilmesine emeği olan herkesi, işçi, memur, çiftçi, tüccar, sanayici, ihracatçı her bir vatandaşımızı tebrik ediyor, teşekkür ediyorum" diye konuştu.

AK Parti Hükümetleri olarak bugüne kadar 11 bütçe hazırladıklarını ve başarıyla uyguladıklarını ifade eden Erdoğan, tek parti dönemlerinin ardından, demokrasi tarihinde ilk kez bir siyasi parti, AK Parti'nin, kesintisiz olarak 11 yıl hükümet görevini üstlendiğini, art arda 12 bütçe hazırladığını anlattı. Erdoğan, millet tarafından böyle rekor bir süre hizmet etme görevinin AK Parti hükümetlerine verilmesinin, büyük bir onur ve bahtiyarlık olduğunu dile getirdi. Erdoğan, ancak bunun çok büyük bir sorumluluk anlamına geldiğini de bildiklerini, 11 yıl boyunca bu sorumluluğun gereğini yerine getirmenin gayreti içinde olduklarını belirtti.

"Türkiye, sağlam zemine sahip olduğu sürece"

Erdoğan, milletin güvenini, teveccühünü boşa çıkarmadıklarını vurgulayarak, 11 yıllık süre içinde 3 genel seçim, 2 mahalli seçim ve 2 halkoylaması yapıldığını anımsattı. Erdoğan, bu 7 seçimde de milletin huzuruna çıktıklarını, hesabını verdiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Allah'a hamdolsun milletimizden her seferinde tam not aldık. Türkiye, çok uzun bir aranın ardından, AK Parti hükümetleriyle istikrar ve güven ortamına kavuştu. 11 yıl boyunca, tesis edilen bu istikrar ve güven ortamını muhafaza ederken, bu fırsatı azami derecede değerlendirmenin, Türkiye'yi tarihi başarılarla buluşturmanın mücadelesi içinde olduk. Türkiye, 11 yıllık AK Parti Hükümetleri döneminde, sadece 2002 yılına göre değil, sadece 2001 ekonomik krizine göre değil, önceki tüm hükümetlere nazaran çok başarılı bir performans sergilemiş, yapılanlara kat kat fazlasını eklemiş, Türkiye'yi ilklerle, rekorlarla tanıştırmıştır.

Geride bıraktığımız 11 yılın, hem bize, yani Türkiye'ye, hem dünyaya verdiği çok anlamlı, çok değerli bir mesaj var. Zemin sağlamsa, huzur varsa, istikrar varsa, güven ve güvenlik varsa, o zemin üzerinde, ekonominin de istikrarla büyüdüğünü, refahın arttığını millet olarak hep birlikte müşahede ve tecrübe ettik. Aslında biz, bunu, geçmişte 2 kez daha yaşadık. Merhum Menderes'in Başbakanlığı döneminde, 10 yıllık güven ve istikrar zemininde, Türkiye ekonomisi de istikrarla büyümüş, refah artmış, ülke güç kazanmıştı. Ardından, 1983 -1989 arasında, merhum Özal döneminde, sağlanan güven ve istikrar zemininde yine Türkiye büyük atılımlar gerçekleştirmişti. Tek parti dönemlerinde, koalisyon dönemlerinde, darbe süreçlerinde, siyasi istikrarsızlık dönemlerinde, Türkiye ekonomisi kan kaybetmiş, güç kaybetmiş, Türkiye çok ağır bedeller ödemişti. Geçmişte yaşanan, bugün de AK Parti hükümetleri döneminde 11 yıldır süren tecrübe gösteriyor ki Türkiye, sağlam bir zemine sahip olduğu müddetçe, büyümeye, kalkınmaya, ilerlemeye devam edecektir. Demokrasi kurallarıyla işledikçe, milli irade tüm süreçlere egemen oldukça, Türkiye önüne koyduğu her hedefe kolaylıkla ulaşacak, hedeflerini aşacak ve aynı şekilde büyümeyi sürdürecektir."

"Çoğunluk da azınlık da milli iradenin eseri"

Başbakan Erdoğan, bu salon içinde, her birinin, milleti, milli iradeyi temsil etmek amacıyla bulunduklarını kaydetti. Erdoğan, buradaki varlık nedenlerinin, milli iradenin tecellisi olduğunu dile getirerek, bu salon içinde, çoğunluğun da azınlığın da milli iradenin eseri olduğunu söyledi. Erdoğan, iktidar partisine mensup milletvekillerinin de muhalefet milletvekillerinin de milli iradenin gereği olarak burada olduğunu kaydetti.

"Milli iradeyi korumak ve güçlendirmek, altını çizerek ifade ediyorum, sadece iktidar partisi vekillerinin değil, bu salondaki her vekilin birinci vazifesidir" diyen Erdoğan,Türkiye'nin her meselesinin müzakere edilmesi, istişare edilmesi, çözülmesi gereken zeminin burası olduğunu vurguladı.

"Bu millete istikamet veremez"

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin her sorununda hem muhatap hem de çözüm aracının, bu salondaki milletvekilleri ve onların arasından oluşan Hükümet olduğuna işaret etti. Erdoğan, "Bu salonun dışında, bu salondaki vekillerin dışında hiç kimse, hiçbir kurum, Allah'tan başka hiçbir güç, bu ülkeye ve bu millete istikamet veremez. Hiçbir vekil, hiçbir siyasi parti, milli iradeyi hedef alan; milli iradeyi, Meclis iradesini zayıflatmaya çalışan saldırılar karşısında kayıtsız kalamaz" dedi. Erdoğan, geçmişte,  bu salonun içinde kimi vekiller, kimi siyasi partiler, milli iradeye ve Meclis'e yönelik saldırılara karşı dik durmadığını, hatta zemin hazırladığını, bu saldırıları alkışladığını, onayladığını söyledi. Erdoğan, milli irade ve Meclis iradesini yok sayan bir milletvekili ya da siyasi partinin, en başta kendisini inkar etmiş anlamına geldiğini belirtti.

"Tehdit sadece silahlı güçlerden gelmez"

Milli iradeye yönelik tehdidin, sadece düşmanlardan, silahlı güçlerden gelmeyeceğine işaret eden Erdoğan, terörün, şiddet içeren eylemlerin milli iradeye yönelik tehdit olduğunu vurguladı. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Sermaye, eğer kendisini Meclis iradesinin üzerinde vehmediyorsa, bu da milli iradeye tehdittir. Medya, kendisini Meclis iradesinin üzerinde görüyorsa, bu da milli iradeye tehdittir. Birtakım çeteler, birtakım karanlık örgütler, mafya yapılanmaları, milli iradeye doğrudan doğruya tehdittir. İşte bütün bu tehditlere karşı durması gereken, sadece iktidar partisinin vekilleri değil, tüm vekiller, tüm siyasi partilerdir. Millet iradesine, milletin tercihlerine yönelik her saldırı, sadece iktidar partisini değil, Meclis'in tamamını hedef alır. 

Eğer bir siyasi parti, teröre karşı net tavır sergilemiyor, terörle arasına mesafe koymuyor, terörü açık şekilde kınayamıyorsa, milli iradeyi, siyaseti, en önemlisi kendisini inkar ediyor demektir. Eğer bir siyasi parti, şiddet içeren sokak eylemlerini aleni destekliyorsa, oradan medet umuyorsa, hatta kendi vekilleri polise taş atıyor, hakaret ediyorsa, o siyasi parti, Meclis'in, milli iradenin, siyasetin saygınlığını önemsemiyor demektir. Eğer kimi sermaye çevreleri, kimi medya kuruluşları, çirkin ittifaklar eşliğinde, Meclis'i ve milli iradeyi hedef alıyor, muhalefet ve iktidar bu saldırılara karşı ortak tepki koymuyorsa, milli irade yara alıyor demektir. Vekillerin ve siyasi partilerin güçlerini aldıkları yer, sadece ve sadece millettir. Vekillerin ve siyasi partilerin, hesap verecekleri yegane makam, milletin kendisidir. Milletten değil de terörden, şiddet içeren sokak eylemlerinden, sermaye ve medyadan güç devşirmeye çalışanlar, meşruiyetlerini kaybeder, millet ve tarih nezdinde mahcubiyet yaşarlar. Yakın tarihimiz bunun çok sayıda örneğine şahitlik etti."

 

ÖNEMLİ LİNKLER